
Prebiyotik Nedir? Lif Kaynakları ve Günlük Beslenme
Prebiyotikler, bağırsaktaki belirli mikroorganizmalar tarafından kullanılıp sağlık yararı sağlayabilen bileşenlerdir. Probiyotik canlı mikroorganizmayı ifade eder; iki kelime aynı anlamda değildir.
Her lif prebiyotik mi?
Hayır. Lifler farklı özelliklere sahiptir ve her biri için aynı prebiyotik etki gösterilmemiştir. İnülin ve bazı oligosakkaritler bu alanda araştırılan örneklerdir. Bir lifin fermentasyonu, herkeste aynı belirti veya yarar oluşacağı anlamına gelmez.
Hangi besinler yardımcı olabilir?
Soğan, sarımsak, pırasa, baklagiller, yulaf ve farklı meyve-sebzeler lif çeşitliliği sağlar. Tek bir “en güçlü” ürün seçmek yerine farklı kaynakları haftaya dağıtmak daha kullanışlıdır. Sırf prebiyotik almak için sevmediğiniz bir besini yüksek miktarda yemeniz gerekmez.
Kahvaltıda yulaf, öğlen baklagil ve akşam sebze kullanmak bir örnektir. Bir günde tüm bu değişiklikleri yapmak yerine alıştığınız öğünün küçük bir bölümünü değiştirerek başlayabilirsiniz.
Gaz ve şişkinlik olursa
Lifi birden artırmak yakınma oluşturabilir. Miktarı kademeli artırın ve sıvı tüketimini kişisel gereksinime uygun tutun. İnülin eklenmiş bar veya tozlar bazı kişilerde özellikle gaz yapabilir. Etikette porsiyon başına lif miktarını kontrol edin.
İrritabl bağırsak sendromu olanlarda soğan ve sarımsak gibi kaynaklar belirtileri artırabilir. Bu, herkesin bu gıdaları bırakması gerektiği anlamına gelmez; tolerans ve gerektiğinde diyetisyen desteği önemlidir.
Takviye gerekli mi?
Çeşitli beslenebilen herkesin prebiyotik toz kullanması zorunlu değildir. Ürünün bağışıklığı güçlendirdiği, ölümcül hastalıkları önlediği veya insülini kesin düzenlediği vaatleriyle karar vermeyin. Süren karın ağrısı, dışkıda kan veya istemsiz kilo kaybı varsa değerlendirme gerekir.
Prebiyotiklerle ilgili kanıt, ürünün türüne, miktarına ve araştırılan sonuca bağlıdır. Genel bir günlük kür miktarı kişiye özel önerinin yerine geçmez.
